Doğum Günün Kutlu Olsun
Çok özledim ne zaman geleceksin diyor annem? Sesi titrek çıkıyor telefonda. Yaşlandıkça hassas oldu. Dün değil, evvelsi gün sendeydim ama bu hafta erken çıkabildiğim gün olursa yine gelirim diyorum. Ben evlatlarımı hep özlüyorum, daima yanımda olun istiyorum diyor. Bende kal o zaman dediğimde ise hemen itiraz ediyor. Sizin eviniz dağ başında sıkılıyorum ben orada. Sanki şehir içindeki evinde hergün dışarı çıkıp bir taraflara gidiyormuş gibi...
Hep sevdiğimiz insanlarla diz dize olabilsek. Ne mümkün ki bu devirde. Hayatı deneyimlemek için kendimize bir yol tutturmuşuz, akıyoruz başka başka nehirlerde. Ben de evladımı özlüyorum, hem de çok. Diğer yandan biliyorum ki mutlu şimdi , olsa da uzak ülkelerde. Şu üç günlük dünyada hasretliğe değer mi diyorlar, ya da nasıl gönlün razı geldi göndermeye? Gülüp geçiyorum… Ben kuşu kafeste sevmem, güzel kanatlarını mavi gökyüzünde özgürce çırpmasını isterim, arada bulutlar olsa bile. Ayrıca hiçte üç günlük değil bir kere. Dua ediyorum herşeyden önce sevdiklerim için, uzun ve sağlıklı yaşasınlar diye. Dualarım da boş çıkmıyor çok şükür. Yaşasın istiyorum hayatı doya doya. Madem deneyimlemek , görmek, öğrenmek için geldik bu dünyaya, o da deneyimlesin, görsün, öğrensin, düşerse de kalksın diyorum. Kalkamasa da ben varım arkasında nasıl olsa . Yolunu nasıl çizerse çizsin, ne zaman isterse konacağı dalı, sığınacağı yuvayı hazır ediyorum. Süslü sofralar, güzel yemekler, çaylar, kahveler, köpekler, battaniyeler, müzikler, filmler, kokulu mumlar, penceresinin önünde çiçekler, evde hep hazır onun için...
Anneme göre daha şanslıyım, biliyorum.. Benim sevdiğim bir işim , eşim var oyalanıyorum gün içerisine. O bizleri düşünüyor bütün gün, daha sık görüşsek bile. Yine de bir an geliyor bakıyorum içimde kızımın hasreti çöreklenmiş. Nasıl tarif etsem sözcüklerle bilemiyorum. İşte o an alıyorum tuvali, çıkarıyorum amcamın bana verdigi emektar aynalı kutudan boyaları birer birer, resmetmeye çalışıyorum içi gülen kara gözlerini, kızıl hareleri olan koyu kahverengi saçlarını. Gülüşünde zorlanıyorum en çok. Başka hiç bir şey düşünmüyorum resmini yaparken. Biraz daha pembe? Ressam olan rahmetli amcam fısıldıyor sanki kulağıma' hah işte orayı bej rengi kullanarak biraz daha yumuşat.' An'da kalmak dedikleri bu olsa gerek. Başka hiç bir şey düşünmüyorum. Sıkıntı dağılıveriyor usul usul. Yaptığım güzel oluyor, olmuyor, benziyor ya da benzemiyor ama sonuçta hasretin yerini derinlerden, sanki kalpten gelen bir mutluluk alıyor. Yayılıyor bu mutluluk bütün hücrelerime.
Bugün onun doğum günü. Barbi bebekli süslü pembe pastalar, renkli balonlar, arkadaşlar ile yapılan kutlamalar artık çok gerilerde kaldı. Ama her 13 Şubat yaklaştığında bende aynı telaş, bir duygu firtınası. Bu sefer özlem de eklenince sayfadaki Aslı portresi ortaya çıktı. Bu yıl ki doğum günü hediyem de bu oldu.
Benim güzel gözlü, güzel bakışlı, sevgi dolu kızım. Herşeyden evvel uzun ve sağlıklı bir ömrün, nice yaşların olsun. Hayat senin için bol kahkahalı, neşe, eğlence ve güzel sürprizlerle dolu olsun, yaşadığın deneyimler muhteşem, hayat akışın kolay olsun. Ayrıklıklar olsa da sonunda muhteşem kavuşmalarımız olsun. Seni çok seviyorum, doğum günün kutlu olsun.
13. Şubat.2018 Zekeriyaköy
